Birkaç ay önce ünlü bir kitap mağazasında dolanırken, tesadüf eseri Tuhaf dergisine rastladım. Derginin kapağında o sıralar henüz yeni kaybettiğimiz çok değerli bir üstat olan Ara Güler‘in görseli vardı. Elime alıp incelemeye başladım. İlk dikkatimi çeken şey çok renkli bir yazar kadrosunun oluşuydu. Yazar kadrosunu da gördükten sonra hiç tereddüt etmeden aldım dergiyi.

Hemen bir kahve zincirinin mekanına geçip, kahvemi yudumlayarak dergiye detaylı göz atmaya ve okumaya başladım. Uzun yıllardır dergi okumuyordum. Çünkü hiçbir dergiyi tam anlamıyla bitirebildiğimi hatırlayamıyorum. Dolu dolu içeriklere rastlayamıyordum. Tuhaf dergisi bu uzun süre zarfından sonra çok iyi geldi. Tüm içeriği hiç sıkılmadan büyük bir keyifle okuyup bitiriyorsunuz.

Okumaya devam et…