2019’un ilk günü, ilk yazısı. 2018 senesi kendi adıma pek iyi geçti diyemem. Sağ gösterip sol vurdu. Sonra sol gösterip sağ vurdu. Özetle bu. Fakat karamsar olmak yerine -ki karamsar olmayı sevmiyorum- olaylara farklı açıdan bakmamız gerek.

Her ne yaşamış olursak olalım, başımıza iyi veya kötü her ne gelmiş olursa olsun, her ne kadar iyi veya kötü insanlar tanımış olsak da, üzülsek de, kırılsak da, sevinsek de yaşadığımız tüm bu her şeyin bize kattığı bir şeyler var; Deneyim. Deneyim, bize farkındalık katarak mevcut benliğimizin ve kendimizin oluşmasında büyük katkı sağlıyor. Şu an bizi biz eden şey, şimdiye kadar yaşadıklarımızdır.

Yeni bir yıla girdik. Bazen yeni başlangıçlara ihtiyaç duyuyoruz. Yeni bir sayfa. Bu yeni olgusu kendi içerisinde yüksek bir enerji barındırıyor çünkü. Bir düşünün; yeni bir telefon, yeni bir kıyafet, yeni bir defter, yeni bir ayakkabı aldığınız zaman sizdeki o yeninin enerjisi işte o.

Bu yüzden insanların yeni yıldan güzel şeyler beklemeleri normal. Ama bu noktada kaçırdığımız ince bir detay var. Yeni yıl daha doğrusu takvimler bizlere bir şey getirmez, vermez. Biz değişmedikçe! Önce bizim değişmemiz lazım. Üzerimizdeki tembelliği atmamız, daha çok okumamız, daha çok çalışmamız, daha çok üretmemiz lazım. Biz değişmedikçe de yeni yıl bunların hiçbirisini vermeyecektir.

2018 hedefleriniz var mıydı? Bu hedeflerinizin ne kadarını gerçekleştirebildiniz bilmiyorum. 2018’de yapmam gerekenlerin bir çoğunu yapamadım ben. Mesela ortalama 50 kitap okumak istiyordum fakat yarısını bile okuyamadım. Neden yapmak istediğimiz şeylerin bir çoğunu yapamıyoruz biliyor musunuz? Ben biliyorum; Atalet! Kendi adıma öyle en azından ama biliyorum ki bir çoğunuz için de öyle.

Atalet demişken kısaca atalet kavramından bahsedeyim;

Atalet, yapmamız gereken şeyleri bildiğimiz halde, o şeyleri yapmadığımızda çıkacak sorunların ve sonuçların da farkında olduğumuz halde bir türlü harekete geçip o şeyleri yapmıyor yapamıyor olmak. Özetle atalet bu demek.

Kişisel ataleti yenmek kolay değil biliyorum. 2018’in son zamanlarına doğru az da olsa harekete geçtiğimi düşünüyorum. Burada başlamak önemli. Az da olsa harekete geçip bir şeyler yapıyor olmak hiçbir şey yapıyor olmaktan daha iyi. Eğer harekete geçebildiyseniz daha sonra bir ivme kazanmamız kaçınılmaz. Şayet hareket etmiyorsak ivme kazanmamız mümkün değil. Zor oldu benim için ama şükür ki harekete geçebildim. Ve bu noktada sık sık kendime ve yeri geldiğinde etrafımdakilere şu sözü tekrarladım:

“Bizi kurtaracaksa çalışmak kurtaracak.”

2019 için hedeflerim var bunun için hareket halindeyim. Bunun için çok ama çok hatta çooook çalışmam gerek biliyorum. Buradaki çok çalışmak kavramı ise daha çok; etkili, planlı ve disiplinli çalışmak adına.

Bilenler bilir Malcolm Gladwell, Outliers (Çizginin Dışındakiler) kitabında 10.000 saat kuralından bahseder. Bir işte uzman (senior) olabilmek için o iş üzerinde 10.000 saat çalışmamız gerekiyor. Fakat yazarın kendisinin de daha sonra itiraf ettiği üzere bu kural, Berlin müzik akademisindeki viyolonistler üzerinde tek bir araştırmadan ibaret olup farklı alanlarda herhangi bir çalışma ve araştırma bulunmuyor. Yani 10.000 saat kuralı diye bir kural yok. Yine de bu çalışmamız gerçeğini değiştirmiyor. 10.000 saat kuralı olmasa da bizim sürekli pratik yapmamız, çalışmamız ve çalışma disiplinimizi korumamız gerekiyor.

2019’da daha çok kitap okumak adına aylık 3-4 kitap düşecek şekilde bir senelik okuma listesi belirlemek istedim. Böylelikle hangi ay hangi kitapları okuyacağım da belli olacaktı. Sonra bunun pek doğru olmadığını, bunun yerine o ay hangi kitapları okuyacağımı belirlemek daha yerinde olacağını düşündüm. Mesela bu ay minimum 3 kitap okumak ve hangi kitaplarımı okuyacağımı belirlemek gibi. Ayda 4 kitap okusak senede 48 kitap yapar ki, bu da az bir rakam değil. Belki de bazı aylar 5-6 kitap bile okunabilir.

Tasarım ve yazılım alanında da bazı hedeflerim var tabi ki. Ve bunlar için de harekete geçmiş bulunuyorum. Şimdilik bunlar bende kalsın. 🙂

2018’in sonlarına doğru hareket geçmiş olmamla birlikte 2019’da daha hızlı bir ivmeyle daha disiplinli ve çalışkan olmayı umut ediyorum.

Kararlılığını sağladıysan, isabetini artır.
İsabetin iyiyse, içindeki gücü geliştir.
İçindeki güç mükemmelleştiyse, daha dinamik ol.
Yeterince dinamiksen, çalışmaya devam et.

-Mercedes reklam filminden…

Umarım bu yıl daha çok çalıştığımız, daha çok okuduğumuz, daha çok ürettiğimiz ve İNSAN olabildiğimiz bir yıl olur.

Lütfen durma, şimdi evet şimdi harekete geç.
Ne demişler;
Kervanı yolda düzersin.

Son olarak çalışmak adına Serdar Kuzuloğlu’nun çok kısa bir videosuyla veda edeyim…